Bitişin Başlangıcı Aşk

Merhaba arkadaşlar. Canım sıkkın olduğu zamanlar ve oyuna’da girmek istemediğim zamanlar yazı yazıyorum. Paylaşmak istedim. Bir erkeğin hayatını anlatıyor. Teşekkürler. 🙂 

Öldüm bugün. Gökyüzü kadar büyük sevgimi yitirdim. Şimdi bu ev büyüdü. Koskocaman bir ev artık benim için. İçi boş büyük bir ev. Odaları biraz dumanlı, birazda anılarla dolu. Eski ustamın bir lafı vardı; “Aşk öldürür, aşk insanı uçuruma sürükler. Böyledir aşk. Sakın aşkı tatma.” Hazırlandım ve ustamın yanına gittim. İçi dolu mekan şimdi eski püskü pek insan almaz olmuş. Girdim içeri bir çocuk geldi yanıma “Abi sen şöyle geç geliyorum ben” dedi. Garipsedim, kimseler kalmamış. Geçtim oturdum masaya. Güler yüzlü masum bir kız geldi masaya. “Oturabilir miyim ?” dedi. Tabi lütfen dedim oturdu karşıma. “Buralar pek tutulmaz artık neden geldin? Bu arada ben Selin” dedi elini uzattı. Yüzüne bakmak bile gelmiyordu içimden. “Cem bende, Bir abim vardı burada onu görmeye geldim ama sanırım gitmiş” dedim Seline. Yanakları kızardı ve gülümsedi bana. “Şimdi anladım biraz bekler misin beni” dedi ve barın arkasına gitti. İçimden gittiği iyi oldu derken iki kişi dikildi karşıma. “Hoş geldin” dedi kalın sert ve birazda kırık bir ses. Kafamı kaldırdığımda ustam karşımdaydı. “Bu benim kızım Selin tanışmış olmalısınız” dedi. Şaşırdım, konuşamadım hatta ilk başta. “Kızım bir şeyler ayarlar mısın bize” dedi Seline. Oturdu karşıma “Haydi anlat ne oldu” dedi. Seni görmeye geldim ustam ama hala çok gençsin dedim. Benim içimi bilirdi. Sakalını kaşıdı “Bırak bu ayakları noldu sana yeğenim çökmüşsün” dedi. Umursamaz tavırlarım yüzüme vurmuş  haberim  yok. Normal olduğumu düşünürdüm ben. Masa dolmaya başladı. Bende anlatmaya. “Aşk, aşk kötü bir şey derdin ustam. Kızın varmış hemde neredeyse benimle yaşıt. Ben evli olduğunu bile bilmezdim.” Rakısını hazırladı baktı gözlerime “İçin buruk, kalbin kırılmış” dedi ve devam etti. “Sana eskiden dediklerimi hatırlıyorsun değil mi? Aşık olmamışsın evlat sen. Kendini tatmin etmek için yaptığın iki üç ilişkiden başka bir şey değil. Şu anda yaşadığın ise sadece alışkanlıklarını kaybettin hepsi o kadar.” Bunları duyunca sinirlendim. Gözlerin döndü. Benim sevmediğimi aşık olmadığımı söyledi. Bunu bilemezdi çünkü sadece aşık olan biri bu kadar yıkılır, hırpalanırdı. Sinirlendiğimi görünce “Şundan al bir yudum sakinleş. Sana anlatacağım her şeyi.” dedi ve masadan kalktı. Geldiğinde biraz daha sakinlemiştim ama hala daha kafam karışıktı. “Eğer inandığın birine aşık olsaydın yıkılmazdın. Vazgeçme veya ayrılma korkusu olmadan birine aşık olup severdin. Sen sadece aşık olmak için aşık oldun. Gerçek aşk ne olursa olsun birbirini bırakmamaktır.” dedi. E peki ben bu güne kadar sevmedim mi kimseyi diye düşünürken; “Bu güne kadar kimseyi sevmemişsin evlat sadece kendini avutmuşsun.” dedi. Birazda olsa kafam rahatlamıştı. Boşu boşuna kendimi yıktığımı hissettim. Dediklerinde haklıydı çünkü. “Peki gerçek aşk nasıl oluyor ustam” dedim. Derin bi nefes çekti,”Anlatılmaz aşk, onu senin hissetmen lazım. Ama iki olayda biten bir ilişkiyse aşk değildir o, arkadaşlıktır.” dedi. Kendimi iyice hafiflemiş hissediyordum. Saate baktığımda epey geç olmuştu. “Ustam geç oldu artık kalkayım” dedim. O arada Selin geldi masaya. Ustam, Seline “Böyle araba kullanamaz sen bırak sonra oradan eve geçersin” dedi. Yavaş yavaş kapıya doğru yürürken ustama sarıldım. “Özletme kendini evlat” dedi ve arabanın kapısını kapattı. Yavaş yavaş Seline yolu tarif ederken bana döndü “Ayrıldın sanırım” dedi. O kadar belli mi oluyordu yoksa ben aptal gibi rolümü yapamıyordum. Anlayamadım. “Eh işte evet” dedim. “Sıkma o kadar kendini soğuk suyun altına girince bir şeyin kalmaz” dedi ve güldü. Çok güzel gülümsüyordu. Sanırım biraz fazla baktım yüzüne. “Yüzümde bir şeymi var” dedi panikledi. Yanakları kızarmıştı. “Ha hayır yok ben daldım sadece” dedim gülmeye başladım. Utandırmıştım kızı. Ama elimde değildi o an bir şey düşünemiyordum. Evin kapısına kadar getirdi beni. “Hadi bakalım buraya kadar” dedi. “Kapıyı tam kapatırken “Arabayla git bu saatte taksi çevirme yarın ben almaya gelirim” dedim Seline. Sanırım sarhoş halimde kötü benim. Peki dedi kapıyı kapattı. Sabah koltukta uyandım dağılmış bir halde. Duş aldım mutfağa geçtim aklıma dün akşam geldi. Kahvaltı yapmadan üstümü giyindim anahtarlığa baktığımda evin anahtarı ve arabanın ki duruyordu. Simit alıp dün akşam gittiğim yere gittim. Daha kapalıydı kapılar. Arabada beklemeye başladım. Nasıl oldu bilmiyorum uyuya kalmışım. Gözlerimi açtığımda biri cama vuruyordu. Camı biraz araladım “Ben seni en son evine bırakmıştım ama…” dediğini duydum direkt gözlerim açıldı “Kahvaltı?” dedim gülerek. “Haydi gel içeri” dedi bana. Birlikte kahvaltı yaptık. “Dün gece için özür mi dilesem teşekkür mü etsem bilmiyorum ama yinede sağ ol” dedim Seline. “Ne demek seni öyle bırakamazdım” dedi ve gülümsedi. “Arabayı neden almadın” diye sorduğumda “Kahvaltıyı tek başıma yapmayı sevmem ben” dedi. O sırada ustam kapıdan girdi…

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.